UYANAMADI

Çok büyük bir kalabalık… Güzel evin, küçük odasına doluşmuş. Kimi oturuyor,kimi ayakta konuşuyor bir başkasıyla. Neden diyor, neden bu kadar anlamsız ve alakasız insan yan yana? Dünya böyle akıyor diye içinden geçiriyor. O tüm bunları düşünürken arkadaşlarıyla oturdukları terasa bir başka grup geliyor, onun tanımadığı diğerlerininse çok samimi olduğu. Hepsiyle teker teker tanışıyor. Her biri…

KELİMELERİN İÇİNDEN GEÇEN RESİMLER

” Karahindiba ” isimli genç blogu ile şimdiden pek çok kişinin dikkatini çekmeyi başaran Ünal Altındağ ile içerisinde usta şairlerin güzel şiirleri ile bezenmiş resimlerin yer aldığı blogundan, yapmış olduğu çizimlerin üretim aşamasına ve aldığı eğitime kadar hoş bir sohbet gerçekleştirdik.  Öncelikle seni tanımak istiyorum. İnternette ki kısıtlı bilgilerin yeterli olmayacağını düşünüyorum. En baştan başlamak en doğrusu…

YAZI İLE OLAN İLİŞKİM

İlkokul yıllarında arkadaşlarımdan uzaklaşmam ile birlikte kendimle ve hayatla olan ilişkimi anlatmak için kelimelerimin kağıtta bıraktığı izi seyretmeye başladım. Lise döneminde yazdıklarımın gizlenmesi gereken şeyler olduğuna dair tuhaf inancım, yazı ile aramdaki ilişkiye çelme taktı ve uzun süre aşılamayacağını düşündüğüm bir boşluk oluştu yazı ile aramda. Boşluk zaman geçtikçe büyürken kelimelerim soğudu, kristalleşti, can yakar…

YAZ Kİ

Yaz ki ısınsın soğuyan ellerim, üşüyen gözlerim Ruhunu akıt ki kağıtlara, yarın soluk kuytusundan çıksın dışarıya. Sen akıtmaya devam et ki ırmağın başladığı yere gideyim, orada tüm hayatı bulayım. Bulanık benliğim berraklaşsın ve içimdeki mercanları keşfedelim, sen ellerinle onları alıp güneşe tut, tüm parlaklıkları yayılıp karanlığı yok edene, sen ve ben ısınana dek… Sen yazarken…

PAPERMAN / KAĞIT ADAM

PAPERMAN. 2012 USA yapımı bir animasyon kısa film.John Kahrs’ ın yönetmenliğini yaptığı filmin hikayesini Clio Chiang ve Kendelle Hoyer kaleme almıştır. Tren istasyonunda çıkan ani bir rüzgar ile kadının elindeki dosyanın içinden bir kağıt uçup durakta bekleyen bir adama değer ve geçer.Kağıdı yakalayan kadın adamın yanına geçip treni beklemeye başlar.Gelen tren beraberinde getirdiği rüzgar ile…

ADA

‘En güzel film kendi gözlerimizle çektiğimiz film değil midir?’  dedi adam. Sessizce izlediler eşsiz tınılar eşliğinde kızıl güneşin yavaş solukla kayboluşunu büyülü adanın ardında. Sonra coşkun sesleriyle batan güneşi içlerine doldurarak ‘shine on you crazy diamond’ diye seslendiler denizin kıvrımlarındaki esintiye,gelinciklerin arasından. İşte hayat böylesi dolu dolu yaşanmalıydı. Her an hisle iz bırakmalıydı içlerine.’Öleceğim zaman…

TEK KANATLI BİR KUŞ

“Trenden yorgun indiler. Gidecekleri kasaba çok mu uzaktaydı?” Tek Kanatlı Bir Kuş,Yaşar Kemal.Tayini çıkan posta memuru, karısı ve ufak kedileri Anadolu’nun ıssız bir istasyonunda trenden inerler. Kasabanın ‘gidilemez’ olduğu hikayesi yalnız istasyon şefiyle başlıyor, Almanya’dan köyüne ziyarete gelen işçi kıza devam ediyor. Kitap her an gerçek dışılık duygusuyla apaçık bir gerçeğin göz önünde olduğu hissini…

RÜZGARININ YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREN SUNGUR

Kumsalda birbirinin aynı görünen milyonlarca kum tanesinden farklı yöne doğru esen taneciklerden bir tanesi Sungur Altınöz.İnsanların kendilerine sunulan hayatları yaşadığı günümüz dünyası koşullarında benliğine farklı bir perspektiften bakarak gerçekte onu neyin mutlu ettiğini keşfetmesi onun rüzgardaki yönünü değiştirdi. İstanbul Üniversitesi’nde Metalurji ve Malzeme Mühendisliği okuyan Sungur Altınöz zamanla hayattaki her şeyin derslerde başarılı olmaktan ibaret…

LİLLİPUT MASALLAR / LEVENT ŞENTÜRK

ÖZLEM Bir gün beni anlayan biri çıkacak mı acaba, diye mırıldandı. Sonra cevabı beklemeden kendi verdi: Hayır, sanmıyorum. Bunu der demez yatağa attı kendini, somurtup durdu , kumsaldaki küçük kum tanesi. Benzerlerinin sayısı hayal gücünün alamayacağı kadar çoktu. Sel Yayıncılık, 2004 Kapak Tasarımı : Nahide Dikel

KABARCIKLARIN İÇİNDE

Güneş okuduğu kelimelerden okumadıklarına doğru akarken,kitabın sayfasını tutan parmaklarının ısınmasını heyecanla bekledi.Güneşin ruhunu ısıtışıyla uyuya kalan yanındakiyse derin derin nefes alıp vererek eşlik ediyordu onun tatlı heyecanına fark etmeden. Okumaya devam etti gün ışığı gölgeye dönerken sayfalarda.Her bir kelimeyi sıcak bir esintiyle okuyordu denize,altlarındaki küçük taşlara ve uyuyana…