PAPERMAN / KAĞIT ADAM

PAPERMAN. 2012 USA yapımı bir animasyon kısa film.John Kahrs’ ın yönetmenliğini yaptığı filmin hikayesini Clio Chiang ve Kendelle Hoyer kaleme almıştır. Tren istasyonunda çıkan ani bir rüzgar ile kadının elindeki dosyanın içinden bir kağıt uçup durakta bekleyen bir adama değer ve geçer.Kağıdı yakalayan kadın adamın yanına geçip treni beklemeye başlar.Gelen tren beraberinde getirdiği rüzgar ile…

ADA

‘En güzel film kendi gözlerimizle çektiğimiz film değil midir?’  dedi adam. Sessizce izlediler eşsiz tınılar eşliğinde kızıl güneşin yavaş solukla kayboluşunu büyülü adanın ardında. Sonra coşkun sesleriyle batan güneşi içlerine doldurarak ‘shine on you crazy diamond’ diye seslendiler denizin kıvrımlarındaki esintiye,gelinciklerin arasından. İşte hayat böylesi dolu dolu yaşanmalıydı. Her an hisle iz bırakmalıydı içlerine.’Öleceğim zaman…

TEK KANATLI BİR KUŞ

“Trenden yorgun indiler. Gidecekleri kasaba çok mu uzaktaydı?” Tek Kanatlı Bir Kuş,Yaşar Kemal.Tayini çıkan posta memuru, karısı ve ufak kedileri Anadolu’nun ıssız bir istasyonunda trenden inerler. Kasabanın ‘gidilemez’ olduğu hikayesi yalnız istasyon şefiyle başlıyor, Almanya’dan köyüne ziyarete gelen işçi kıza devam ediyor. Kitap her an gerçek dışılık duygusuyla apaçık bir gerçeğin göz önünde olduğu hissini…

RÜZGARININ YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREN SUNGUR

Kumsalda birbirinin aynı görünen milyonlarca kum tanesinden farklı yöne doğru esen taneciklerden bir tanesi Sungur Altınöz.İnsanların kendilerine sunulan hayatları yaşadığı günümüz dünyası koşullarında benliğine farklı bir perspektiften bakarak gerçekte onu neyin mutlu ettiğini keşfetmesi onun rüzgardaki yönünü değiştirdi. İstanbul Üniversitesi’nde Metalurji ve Malzeme Mühendisliği okuyan Sungur Altınöz zamanla hayattaki her şeyin derslerde başarılı olmaktan ibaret…

LİLLİPUT MASALLAR / LEVENT ŞENTÜRK

ÖZLEM Bir gün beni anlayan biri çıkacak mı acaba, diye mırıldandı. Sonra cevabı beklemeden kendi verdi: Hayır, sanmıyorum. Bunu der demez yatağa attı kendini, somurtup durdu , kumsaldaki küçük kum tanesi. Benzerlerinin sayısı hayal gücünün alamayacağı kadar çoktu. Sel Yayıncılık, 2004 Kapak Tasarımı : Nahide Dikel

KABARCIKLARIN İÇİNDE

Güneş okuduğu kelimelerden okumadıklarına doğru akarken,kitabın sayfasını tutan parmaklarının ısınmasını heyecanla bekledi.Güneşin ruhunu ısıtışıyla uyuya kalan yanındakiyse derin derin nefes alıp vererek eşlik ediyordu onun tatlı heyecanına fark etmeden. Okumaya devam etti gün ışığı gölgeye dönerken sayfalarda.Her bir kelimeyi sıcak bir esintiyle okuyordu denize,altlarındaki küçük taşlara ve uyuyana…

SIRÇA FANUS

” Orada BM binasının ses geçirmez kalbinde,hem tenis oynayıp hem de simultane çeviri yapabilen Constantin’le, bir sürü deyim bilen Rus kızın arasında otururken, ömrümde ilk kez kendimi yetersiz hissettim. İşin kötüsü, oldum olası hep yetersizdim, yalnızca bunu şimdiye dek hiç farketmemiştim. “ The Bell Jar. Sylvia Plath, 1963. Oldukça şaşırtıcı ve ilk bölümlerde kesinlikle tahmin edemeyeceğim…

KÜÇÜK KARA BALIK’ LAR

Dernek ile ilgili sorulara geçmeden önce çocukların algı dünyalarını ortaya çıkartmalarında kitabın yeri ve önemi hakkında ki düşüncelerinizi merak ediyorum… “Kitaplar tek ölümsüzlüktür.” İşte bu yüzden ben bu çocuklara ölümsüzlüğün mümkün olduğunu göstermek istiyorum, bir filin kırmızı da olabileceğini, suların yukarı da akabileceğini. Ancak böyle ellerindeki imkanların değişebileceğine inanabilirler. Bir şeyleri yoktan var edebileceklerine. Binlerce…

ROKA GÜN

Roka gün, perdeler havalanmıyor yağmur yağarken Boğucu havanın ortasında zorunlu olana yolculuk ediyorum. Yol bu şekilde harcanmamalı diye düşünüyorum… Radyodaki iğrenç sesler kulaklarımın arasından sızıp Nick Cave’in güzel sesini yok etmeye çalışıyor, etrafımdaki insanların içime sızmaya çalıştığı gibi… Gidiyorum bu roka günde bilinen yere, içimse günün berrak olduğu o yere gitmek için uğraşıyor. Az sonra…

UYANIK KALAN

Dünya dönüyor,zaman akıyor. Pembeler,turuncular,sarılar,gök mavileri… Ve bir kuş daha ardında titrek bir dal bırakarak gitti penceremin önünden. Dünya tekrar ısınmaya başladı içimde. Bir dahaki karanlığı düşünmeden, şimdinin güzelliğini emiyorum tüm ruhumla. Unutuyorum her şeyi tüm bu olanları hissederken.