NEHİR DİBİNDE GEZEN LAGOS


BİR AKŞAM ÜZERİ GİBİ RUHUM. Ama sokağı denize açılan balkonda ayaklarımı ve kollarımı güneşe doğru uzatıp kitap okuduğum bir akşam üzeri değil; o balkona hiç çıkamadığım, güneşin kıvrımlarını göremediğim, perdelerin ardından kendime ve hayata bakmaya korktuğum, kasvetli, durgun, yaprağın bile kıpırdamaya mecalinin olmadığı bir akşam üzeri.
Ne tuhaf degil mi? Akşamüzeri gibi diyorum ama peşine tarifini ekliyorum. İki kutbu var akşam üzerinin. Tıpkı benim gibi, Selen gibi… Selen gibidir, diyebilir misin? Diyemezsin kahverengi göz. Çünkü bambaşka Selenler var bende, benim bile tanışmadığım. Şu sıralar hep güçsüz olanları yanımda. Peki ben, karşılaşan ben, kimim? Ya da kimsin mi demeliyim? Uzak… Anlatmanın manasızlığı üzerimdeyken ne diyebilirim ki neyin var, iyi değilsin diyene. Beni anlatmaktan vazgeçirenler düşünsün demek istiyorum kızgınlıkla, cümlenin ucuna bir umut ipi bağlayıp. Gelsin ya da gelmesin ama kurtarsın beni. Kendimi kurtaramayacak kadar güçsüzüm ben…ya da yardım gelmediğine göre, yardım bekleyen değil de yardım edecek olan güçlü bir limanım, öyle diyor filmde. Hangisi kahverengi göz? Film mi daha gerçek, hayat mı? Hangisi benim, sen hangi beni tanıdın? Sevdiğin değil, tanıdığın beni anlat bana. Ben unuttum kendimi ya da hiç bilmedim – bilemedim. Bilmedimle bilemedim arasında çok fark var. Ödevimi yapmadım mı der suçlu çocuk yoksa yapamadım mı? Ben hep yapamadım dedim arakasına bahaneler sıralayıp. Her bahanem gerçek oldu öğretmenlerin zihninde. Şimdi hesap verecek bir öğretmen yok. Kendi kendime kaldığımda yapamadım diyorum yine. Suçluyorum başkalarını, bazen sadece olduğum, yaşadığım yeri. O kadar tek olmuşum ki, sorduğum soruların yanıtlarında aldatmaya çalışıyorum kendimi. Sonra mı? Sonra kendime üzülüyorum. Kendime üzülürken zamanın geçişini pencereden izliyorum. Günlerce, haftalarca çıkmıyorum evimden. Başım dönüyor, yüzüm kuruyor… Su içmeyi bile unutuyorum bazen, akşam üzeri aklıma geliyor. Sonra bir an geliyor, işte o an fark ediyorum kendimi kandırdığımı. Kızıyorum! Sorunu fark etmek çözmenin yarısıdır derler, çözemiyorum. Her gün bir dev oluyor karşımda hayat . Elimden bir şey gelmiyor. Yine üzülüyorum kendime, kendi kendime.

Reklamlar

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. nkopdur dedi ki:

    tasvirlerinizi çok beğendim. yazılarınızın otekikalem.com adlı sitemizde yayınlanmasını isterim açıkçası. iyi yazmalar…

    Beğen

  2. Düşünceleriniz için teşekkür ederim, çok mutlu ettiniz:) yazılarımın otekikalem.com’da yayınlanmasına memnun olurum:)

    Liked by 1 kişi

  3. nkopdur dedi ki:

    Rica ederim 🙂 otekikalem.com’a üye olup yazı ekle bölümünden rahatlıkla yazılarınızı yayınlayabilirsiniz. Çok daha güzel yazılar yazmanız dileğiyle.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s