YAZ Kİ


Yaz ki ısınsın soğuyan ellerim, üşüyen gözlerim
Ruhunu akıt ki kağıtlara, yarın
soluk kuytusundan çıksın dışarıya.
Sen akıtmaya devam et ki ırmağın başladığı yere gideyim,
orada tüm hayatı bulayım.
Bulanık benliğim berraklaşsın
ve içimdeki mercanları keşfedelim,
sen ellerinle onları alıp güneşe tut,
tüm parlaklıkları yayılıp karanlığı yok edene,
sen ve ben ısınana dek…

Sen yazarken üstünden sürü halinde kuşlar geçsin.
Onların her bir kanat çırpışındaki ılık rüzgar
seni içindeki derinliklere daha çok yaklaştırsın ki
kelimelerim eriyip kaybolmasın dudaklarımda.

Yaz ki gecenin en karanlık anında,
perdeler havalanıp uçuşmazken,
sarı lambanın altında yürüyelim.
Yağmur yağsın, o kadar çok yağsın ki
yerlerdeki yıldızları izleyelim gecede.
Kulaklarımızda aynı sessiz şarkı çalarken
soğuğun ruhunu duyumsayalım.
Sonra bir gölgeyi fark eder gibi
birbirimizin ruhunu hissedelim sakinlikle.

Sen yazarken soğuğun kokusu sarsın etrafını.
Bitmeye yakın bir yolculuğun hüznüyle
boğulurken kelimeler dudaklarında,
ılık bir yağmurla bana doğru aksın,
naif bir dokunuşla tenime değsin
rüzgarının değdiği gibi…

Yaz ki gözlerindeki sisli ışığı göreyim aynaya bakar gibi…
Serin bir sonbahar günü
tüm şehir sessizliğe gömülürken,
avuçlarımıza sıkıştırdığımız kelimeleri
herkesin bildiği o yolun
kimsenin bilmediği yokuşunda özgürlüklerine bırakalım.

Sen yaz ki içimdeki coşkun ırmak parıldayarak
senin denizine karışsın.
Sözlerime dokun ve güzelleştir onları,
dünyamı güzelleştirdiğin gibi…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s