ROKA GÜN


Roka gün, perdeler havalanmıyor yağmur yağarken
Boğucu havanın ortasında zorunlu olana yolculuk ediyorum.
Yol bu şekilde harcanmamalı diye düşünüyorum…
Radyodaki iğrenç sesler kulaklarımın arasından sızıp
Nick Cave’in güzel sesini yok etmeye çalışıyor,
etrafımdaki insanların içime sızmaya çalıştığı gibi…
Gidiyorum bu roka günde bilinen yere,
içimse günün berrak olduğu o yere gitmek için uğraşıyor.
Az sonra soluk ve yapayanlız kalacak olan ruhum,
boğucu sıcaklıktan uzaklaşıp tekrar beni buluyor kelimelerimde.
O kadar özlemişim ki bir çellonun eşliğinde hissedebilmeyi
yaprağın kıvrımlarındaki esintiyi.
O kadar özlemişim ki varlığımı yaratan
o güzel sesleri hissedebilmeyi.
Hisle beraber gelen kelimelerimi özlemişim.
Her birine hayretle bakıyorum roka günde.
Yağmur artıyor, gözlerim kapanıyor…
Her şey renkli toz esintileriyle üstüme yağıyor.
Bir bisikletin ıslak sokakta bıraktığı izi duyuyorum.
Sözlerini anlamadığım bir şarkı gibi başlayan roka günde
her bir renkli toz zerreciğiyle tekrar nefes alıyorum.

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. nmeliseraydin dedi ki:

    Reblogged this on belkaninhareketligozlerserisi.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s